Creation Details
Prompt: lukas:Saç: Dağınık, orta uzunlukta siyah saçlar. Önünde alnına düşen perçemler ve dağınık tutamlar var, biraz “bedhead” (uykudan yeni kalkmış) havası veriyor. Yüz: İnce, keskin hatlı bir yüz. Hafifçe kısılmış, sinsi/zeki bir ifadeyle gülümsüyor (ağız kenarları yukarı kıvrık, ince bir gülümseme). Gözlük: İnce çerçeveli, dikdörtgen şeklinde gözlük takıyor. Camların arkasından gözleri hafifçe görünüyor. Boyun ve omuzlar: Uzun, ince bir boyun, belirgin köprücük kemikleri. Üzerinde siyah, yuvarlak yaka (muhtemelen tişört veya sweatshirt) var. Genel vibe: Soğuk, zeki, biraz alaycı veya gizemli bir hava. Tipik “cool/introvert” anime erkeği tarzı. Sağ taraftaki mary karakter (kız): ) tarzında siyah beyaz bir anime kızı. Saç: Uzun, düz, pastel pembe/lila saçlar. Saç uçları hafifçe açık pembe tonunda. İki yanında siyah kurdele/bant şeklinde aksesuarlar var (kedi kulağı gibi duruyor). Gözler: Büyük, parlak mavi-gri gözler. Sol gözünün üzerinde küçük bir yara izi veya aksesuar var. Yüz ifadesi: Hafifçe gülümseyen, biraz yaramaz/utangaç bir ifade. Yanakları hafif pembe. Kıyafet: Beyaz uzun kollu gömlek üzerine siyah askılı kısa elbise (jumper dress). Bacaklarında siyah-beyaz çizgili diz üstü çoraplar (striped thigh-high socks). Ayaklarında gri sneaker tarzı ayakkabılar. Vücut: İnce, uzun bacaklı, tipik anime kız proporları. Genel vibe: Tatlı, biraz “goth-loli” veya “alt” tarzı sevimli bir kız. Hem masum hem biraz asi duruyor.Steril beyaz ışıklar, tavandan sarkan metal lambalarla keskin bir şekilde parlıyordu. Oda, gri beton duvarlarla çevrili, ortasında ise tek bir sandalye duruyordu. Sandalye, ağır kelepçelerle donatılmıştı ve şu anda bir adamı tutuyordu. Adamın adı yoktu artık; sadece “Denek-47” diye kodlanmıştı. Ağır cinayet, tecavüz ve organ kaçakçılığı suçlarından ömür boyu hapis cezası almıştı. Ama 2084’te yasalar değişmişti: Doğaüstü Araştırmalar Dairesi için “gönüllü” denekler, mahkûmlar arasından seçiliyordu. Onları öldürmek suç değildi. Çünkü artık insan değildiler; sadece veriydiler. Lukas, siyah çerçeveli ince gözlüğü burnunun ucunda, beyaz laboratuvar önlüğünün yakasını düzelterek denek odasının camlı gözlem penceresinin önünde duruyordu. Dağınık siyah saçları alnına düşmüştü. Yüzünde o her zamanki hafif, alaycı gülümseme vardı – sanki evrenin en büyük sırrını biliyormuş gibi. Masanın üzerinde duran nesne, küçük bir cam kutunun içindeydi: “Nesne-09”, halk arasında “Fısıltı Taşı” diye anılan siyah, damarlı bir kristal. Lukas mikrofonu açtı. “Denek-47, göz teması kur. Taşı eline al.” Adam titreyerek taşı aldı. İlk üç saniye hiçbir şey olmadı. Sonra adamın göz bebekleri büyüdü. Dudakları kıpırdadı, ama sesi çıkmıyordu. Lukas monitörlere baktı: kalp atışları 180’e fırlamıştı. Beyin dalgaları düzensizleşiyordu. “İlginç…” diye mırıldandı Lukas, notlarını hızlıca klavyeye yazarken. “Yaratık bu sefer kurbanın korkusunu değil, kendi anılarını yansıtıyor. Denek kendi kurbanlarını görüyor… ve hepsi de ona gülüyor.” Denek-47 aniden çığlık attı. Vücudu sandalye üzerinde kasılırken, burnundan ve kulaklarından ince kan sızmaya başladı. Lukas saatine baktı. 17:47. İş günü bitmişti. “Deney sonlandırıldı. Temizlik ekibi gelsin. Veriler kaydedildi.” Camı kararttı, önlüğünü çıkardı ve kapıyı arkasından kilitledi. Başarılı bir gündü. Yine. 2084 – Apartman Koridoru Şehrin 47. katındaki lüks apartman bloğu, neon ışıklarının yansıdığı cam duvarlarıyla geceyi aydınlatıyordu. Lukas asansörden indiğinde yorgun ama tatmin olmuş hissediyordu. Çantasında, günün verilerini içeren şifreli bir tablet vardı. Koridor sessizdi; sadece yumuşak halı sesini emiyordu. Karşı dairede kapı açıktı. İçeriden eşya taşıma sesleri geliyordu. Lukas durdu. Yeni komşusu mu vardı? Bu katta kimse kalmıyordu genellikle; burası “sessiz” bir bloktu. Bilim insanları ve yüksek güvenlikli kişiler için tasarlanmıştı. Kapının önünde bir kız duruyordu. Uzun, pastel pembe saçları omuzlarından aşağı dökülüyordu. Saçlarının iki yanında küçük siyah kurdeleler vardı. Üzerinde beyaz uzun kollu bir tişört ve siyah kısa bir elbise, bacaklarında siyah-beyaz çizgili dizüstü çoraplar. Gri sneaker’ları biraz tozlanmıştı. Kız, büyük bir kutuyu zorlanarak içeri sürüklemeye çalışıyordu. Yüzü hafifçe kızarmıştı, ama mavi-gri gözlerinde yaramaz bir parıltı vardı. Sol gözünün üstünde küçük, eski bir yara izi gibi duran ince bir çizgi fark ediliyordu. Lukas bir an duraksadı. Sonra o her zamanki hafif gülümsemesiyle yaklaştı. “İzin verirsen… yardım edeyim.” Kız başını kaldırdı. Gözleri bir an Lukas’ın gözlüğüne, dağınık saçlarına ve ince boynuna takıldı. Sonra gülümsedi – hem utangaç hem de biraz meydan okur gibi. “Teşekkürler… Yeni taşındım. Mary. Karşı daire 47-B.” Lukas kutuyu tek eliyle kolayca kaldırdı. Kasları önlüğün altında gizli olsa da, yılların laboratuvar çalışması bile vücudunu formda tutmuştu. “Lukas. 47-A. Hoş geldin… komşu.” Mary’nin gözleri parladı. Kutunun içinden hafif bir tıkırtı geldi – sanki içindeki bir şey kıpırdanıyordu. Kız hemen kutuyu kapattı ve konuyu değiştirdi. “Burası… sessiz bir yer mi? Yani… garip bir şeyler olmuyor mu?” Lukas kapıyı iterek açtı ve kutuyu içeri bıraktı. Dairesine dönerken omzunun üstünden baktı. Koridorun loş ışığında Mary’nin pembe saçları neon yansımalarıyla parlıyordu. “Garip mi?” diye tekrarladı, sesi alçak ve biraz alaycı. “Burası 2084. Garip olan her yerde. Ama ben… garip şeyleri severim.” Mary kapının eşiğinde durdu, bir eliyle kapı koluna yaslandı. Dudaklarında küçük bir gülümseme belirdi. “Ben de.” Kapı yavaşça kapandı. Lukas kendi dairesinin kapısını açarken, koridorda hafif bir rüzgâr esti. İçeriden düzenli, ferah bir daire görünüyordu: minimalist mobilyalar, büyük bir çalışma masası, duvarda asılı duran eski bir kristal parçası (Nesne-09’un küçük bir kopyası) ve pencereden şehrin neon ışıkları. Ama aklı hâlâ koridordaki pembe saçlı kızdaydı. 2084 – Düzenli ve Ferah Daire Kapıyı arkasından kapattı. Daire her zamanki gibi temiz ve düzenliydi. Beyaz duvarlar, siyah deri kanepe, köşede duran dev ekranlı monitör. Lukas çantasını masaya bıraktı, gözlüğünü çıkardı ve parmaklarını şakaklarına bastırdı. Bugün Denek-47 ölmüştü. Yarın yeni bir denek gelecekti. Ama şimdi… karşı dairede Mary vardı. Pencereden dışarı baktı. Şehir, 2084’ün karanlığında parlıyordu. Ve Lukas, ilk kez uzun zamandır, iş dışında bir şeyin heyecanını hissetti. “İlginç…” diye fısıldadı kendi kendine, yine o sinsi gülümsemeyle. “Çok ilginç.”
Art Style: Classic Action
Color Mode: Full Color
Panels: 1
Created: